852967248dd3e6cb3942a1fe6af42945_LAlman Koleksiyoncu Dr.Wolgfang Ott’un Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Devlet Konservatuvarı İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi’ne bağışladığı 250 adet müzik aleti, düzenlenen bağış teslim töreninin ardından müzedeki yerini aldı. Bu bağışla bünyesinde 500’den fazla müzik aleti bulunduran müze Türkiye’nin en büyük müzik müzesi ünvanını da kazanmış oldu.

Alman Koleksiyoncu Dr.Wolgfang Ott’un Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Devlet Konservatuvarı İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi’ne bağışladığı 250 adet müzik aleti, düzenlenen bağış teslim töreninin ardından müzedeki yerini aldı. Bu bağışla bünyesinde 500’den fazla müzik aleti bulunduran müze Türkiye’nin en büyük müzik müzesi ünvanını da kazanmış oldu.

Etkinliklere Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, AKÜ Rektörü Prof. Mustafa Solak ve AKSAM Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu ile çok sayıda vatandaş katıldı.

AKÜ Devlet Konservatuvarı İbrahim Küçükkurt Konferans Salonu’nda düzenlenen bağış teslim töreni etkinlikleri iki güne yayıldı. İlk gün etkinlikleri, Devlet Konservatuvarı Mezunları Derneği ve Konservatuvar Yönetimi tarafından Besteci Prof. Dr. Yalçın Tura’ya Yaşam Boyu Hizmet Ödülü verilmesiyle başladı.

Daha sonra AKÜ Devlet Konservatuvarı Öğretim Görevlileri Özlem Elitaş, Ömer Bildik, Burak Kaynarca ve Kenan Savaş tarafından Yalçın Tura’ya ait eserler icra edildi. AKÜ Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emel Funda Türkmen ise ‘Yalçın Tura’nın Türk Müzik Tarihi Açısından Önemi’ konulu bir konuşma yaptı.

Türkmen konuşmasında “Türk müzik tarihinin 1826’dan sonraki dönemine bakıldığında Avrupa müziği etkileşimlerinin en üst düzeye ulaştığını görürüz. Yurt dışına gönderilen öğrencilerin tamamı Avrupa müziğine öykünen bir karakterle karşımıza çıkar. Türk müzik devrimi batılı bir yaklaşıma sahip olmalıdır gibi bir yanlış kanı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında da kendisini gösterir.” dedi.

Atatürk’ün böyle bir düşünce öne sürmediğini ifade eden Türkmen, Atatürk’ün Türk müziğinin özde ulusal, yöntem ve teknikte çağdaş, nitelikte ise evrensel olmasını arzu ettiğini söylediğini vurguladı.

Türkiye’de Enstrüman Müzeciliği Paneli

Türkmen’in konuşmasının ardından Prof. Dr. Yalçın Tura’ya AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakkı Yazıcı ile AKÜ Devlet Konservatuvarı Mezunlar Derneği Başkanı Filiz Yıldız tarafından Yaşam Boyu Hizmet Ödülü verildi.

Bağış teslim töreni kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye’de Enstrüman Müzeciliği” başlıklı panele Prof. Yalçın Tura, Doç. Gözde Çolakoğlu Sarı, Dr. Wolfgang Ott, Dr. Ayhan Sarı ve Araştırmacı Güner Özkan konuşmacı olarak katıldı. Panelin başkanlığını ise Kültür Bakanlığı Sanatçısı Ayhan Sarı gerçekleştirdi.

Panelin açılış konuşmasını yapan Ayhan Sarı, müzeciliğin toplumun müzik geçmişini göstermesi açısından önem arz ettiğini söyledi. Çalgıların toplumsal hayatta insanların eğlenmesinde, gülmesinde, duygulanmasında ve her türlü sosyal etkinliğinde en önemli araç olduğunu belirten Sarı, insanların tümünün var oluşundan itibaren çalgıları kullandığını ifade etti.

Çocuklarım Artık Yeni Evlerinde

Panelde ilk olarak söz alan Dr. Wolfgang Ott ise yıllardır biriktirdiği müzik aletlerinin çocukları gibi olduğunu söyleyerek, “Her çocuk bir zaman gelir ve evini terk eder. Benim çocuklarım olan müzik aletlerim de bir süre önce evini terk etti. Benim açımdan çok acı olsa da bugün onları yeni evlerinde ziyaret ediyorum. O nedenle de mutluyum.” sözleriyle duygularını ifade etti.

Koleksiyonculuğa doğum gününde bir arkadaşının kendisine Fas’a ait “Lotar” isimli telli bir çalgı hediye etmesi ile başladığını anlatan Ott, “1923 yılında Alman Etno-Müzikolog Gustacs’ın yazmış olduğu ‘Müzik Enstrümanları Kültürün Dışavurumudur’ isimli kitabı beni çok etkiledi. Ben o kitabı okuduktan sonra her gittiğim seyahatte anı olarak enstrüman toplamaya başladım.” dedi. Ott, “Bu bir koleksiyondan öte anlam taşıyor. Bu koleksiyon bize tarihi, toplumsal ilişkileri ve daha pek çok şeyi anlatıyor. Dolayısıyla bu koleksiyonun küçük odalarda saklı olmamasını ve başka insanlar tarafından görülmesi gerektiğini düşündüm.” diyerek koleksiyonunu müzeye bağışlama kararı aldığını ifade etti.

 Beş Kıtanın Kültürel Özelliklerini Okumak Mümkün

Müzeye bağışlanan enstrümanlarla 5 kıtanın kültürel özelliklerini görebilmek mümkün. Çıkardığı seslerden çok el işçilikleriyle ön plana çıkan eserler, kıtaların müzik kültürlerini yansıtıyor.

Müzik aletlerinin Almanya’dan alınarak Türkiye’ye getirilmesinde Afyonkarahisar Valiliği’nin önemli katkıları oldu. Enstrümanların yerleştirilmesi aşamasında ve sonrasında müzeyi gezerek incelemelerde bulunan Vali İrfan Balkanlıoğlu, müzeyi çok beğendiğini ifade etti. Vali Balkanlıoğlu, “Valiliğimiz, üniversitemiz ve işadamı İbrahim Alimoğlu’nun destek ve katkıları ile vatandaşlarımızın bağışları sonucu ortaya çıkan bu müze şehrimiz için paha biçilmez bir kültür hazinesi oldu. Ben yurt dışına gittiğim zaman farklı ülkelerde gördüğüm bu eserlerin hepsini burada bir arada görebildim. Wolfgang beyin bu bağışıyla da çok zengin bir envanter müzemize kazandırılmış oldu. Öncelikle Afyonkarahisarlı hemşerilerimizi sonra da tüm Türkiye’den misafirlerimizi müzemize bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, iş adamı İbrahim Alimoğlu’nun, AKÜ Devlet Konservatuvarı ile iş birliği yaparak dünyada eşi ve benzeri olmayan müzik aletlerini müzeye kazandırdığını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.

AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak ise konservatuvarın, Alimoğlu’nun katkılarıyla çok güzel bir müzik müzesine kavuştuğunu ifade etti. Rektör Solak, “Böyle bir müzenin üniversitemizde tesis edilmesi, bizi fazlasıyla memnun etti. Ülkemizde eşi ve benzeri bulunmayan bir müzeye kavuştuk. Hem eğitimini sürdüren öğrenciler hem de araştırma yapmak isteyenler için güzel bir müze ortaya çıktı.” dedi.

 AKSAM Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu ise Wolfgang Ott’un da katkısıyla çok güzel bir müze ortaya çıktığını vurguladı. Başkan Alimoğlu, “Burası Türkiye’nin en büyük müzesi olma özelliğini kazandı. Şehrimize yaraşır bir müze oldu. Daha da gelişeceğine inanıyorum. 3-5 müzik aletiyle başlamıştım. Şimdi Almanya’dan gelenlerle 540’ı bulduk. Hayırlı olsun.” diye konuştu.

Kocatepe Akademik Orkestra Konseri

Etkinliklerin sonuncusu ise Kocatepe Akademik Orkestra”sınca icra edilen “Oğuzhan Balcı Eserleri Konseri” oldu. Şefliğini Oğuzhan Balcı’nın, solistliğini ise Uğur Erdem Ürer’in yaptığı konsere akademisyenler ve çok sayıda Afyonkarahisarlı sanatsever katıldı.

Konser başlangıcında Vali Balkanlıoğlu, Başkan Çoban ve Rektör Solak tarafından “AKÜ Devlet Konservatuvarı İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi”nin oluşum sürecinde katkıda bulunan Dr. Wolfgang Ott, İşadamı İbrahim Alimoğlu ile AKÜ Devlet Konservatuvarı Öğretim Elemanı Burhan Kul’a katkılarından dolayı teşekkür belgesi ve hediye takdim edildi.

İsmail Dede Efendi’nin “Yine Bir Gülnihal” adlı eseriyle başlayan konser, Oğuzhan Balcı’nın “Kemençe Konçertosu”, Santuri Ethem Efendi’nin “Şehnaz Longa”, Kaptanzade Ali Rıza Bey’in “Denizde Akşam”, Astor Piazzola’nın “Oblivion”, Oğuzhan Balcı’nın “Büyüsüz Sözcük” adlı eseriyle devam etti.

“Karahisar Kalesi” adlı Afyon türküsü ile son bulan konser bitiminde Şef Oğuzhan Balcı’ya AKÜ Devlet Konservatuvarı öğrencileri tarafından günün anısına çiçek takdim edildi.